-Herhalde benim nasibim burada değil, bir başka şeyhin kapısında" diyerek Tapduk'a dahi haber vermeden dergahı terk etti. Ama dergahtan uzaklaştıkça içini bir hüzün kapladı. Tapduk Emre'nin kapısında en basit işleri yaparken bile gönlünde bir aydınlık, bir ferahlık, bir yumuşaklık vardı. Dergahtan ayrılalı gönlü kararmış, katılaşmıştı, uzaklaştıkça içini Tapduk'a ve dergaha karşı bir hasret kaplıyordu.
Bu yolculuk sürerken bir akşam vakti yedi kişilik bir başka yolcu grubuna rastladı. İçini kaplayan hüzün ve hasrette belki bir hafifleme olur diye kendi de onlara katıldı. Yol arkadaşları ermiş kılıklı, yaşlıca insanlardı. Güven veren halleri vardı. Birlikte sürdürülen bu yolculuk sırasında bir an geldi ki hiçbirinin çıkınında (azık çantası) bir şey kalmadı. Bir yerde mola verdiler, açlık canlarına tak etmişti. Bu yedi arkadaştan biri ellerini kaldırıp Yaradan'a niyazda bulundu. Bu dua ve yakarmanın akabinde önlerinde türlü yiyeceklerle donanmış bir sofra peyda oldu. Yediler içtiler Rablerine şükrettiler. Bundan sonra bu yedi yolcudan her biri yolda acıktıkça dua etti ve yemekleri ilahi bir lütuf olarak ikram edildi. Sonunda dua sırası Yunus'a gelmişti.
Yunus soğuk terler döküyordu. İşin içinde mahcup olmak vardı. Yol arkadaşlarının her biri Allah katında makbul kişilerdi ki duaları kabul görüyordu. Kendinin böyle bir imtiyazı yoktu. Ama duayı yapacaktı, çaresi yoktu. Bütün varlığı ve içtenliğiyle Allah'a yalvardı:
- Ya Rabbi, şu yol arkadaşlarım sana kimin yüzü suyu hürmetine yalvarıyorlarsa ben de onun yüzü suyu hürmetine yalvarıyorum, beni mahcup etme...
Bu duanın arkasından öncekilerin iki katı yiyecek içecek lütfedildi. Şaşkınlık sırası yedi yolcudaydı. Sordular:
- Ey arkadaş, sen kimin hürmetine dua ettin?. Yunus ;
- Önce siz söyleyin" dedi. Açıkladılar:
- Biz Tapduk Emre'nin dergahında Yunus adında çok makbul ve muteber bir derviş varmış onun hürmetine Allah'a yakarmıştık."
Yunus esas şimdi mahcup olmuştu. Yunus'un kendisi olduğunu açıklamaya utandı. Tapduk Emre'ye karşı da kalbini bozmuştu. Halbuki Tapduk ona Allah yolunda epeyi dereceler kazandırmıştı. Büyük bir pişmanlık içinde, bedeninden sıyrılmış bir ruh gibi akarak Tapduk dergahına döndü ve şeyhine bu defa kendini kayıtsız şartsız teslim etti.
Hor bakma sen toprağa,
Toprakta neler yatur
Kani bunca evliya,
Yüz bin Peygamber yatur.
Toprakta neler yatur
Kani bunca evliya,
Yüz bin Peygamber yatur.
Cennette buğday yiyen,
Gaflet gömleğin giyen
Hem dünyaya meyleden,
Adem Peygamber yatur
Gaflet gömleğin giyen
Hem dünyaya meyleden,
Adem Peygamber yatur
Arkasiyle kum çeken,
Göz yaşıyle yuğuran
Kabeye temel kuran,
Halil Peygamber yatur
Göz yaşıyle yuğuran
Kabeye temel kuran,
Halil Peygamber yatur
Vücudunu kurt yiyen,
Kurt yedikçe şükreden
Belalara sabreden,
Eyyup Peygamber yatur
Kurt yedikçe şükreden
Belalara sabreden,
Eyyup Peygamber yatur
Balık karnında yatan,
Deryaları seyreden
Kabak kökün yastanan,
Yunus Peygamber yatur
Deryaları seyreden
Kabak kökün yastanan,
Yunus Peygamber yatur
Kuyuda nihan olan,
Kul deyüben satılan
Mısır’a sultan olan,
Yusuf Peygamber yatur
Kul deyüben satılan
Mısır’a sultan olan,
Yusuf Peygamber yatur
Yusuf’un yavu kılan,
Kurt ile davi kılan
Ağlayıp gözsüz kalan,
Yakup Peygamber yatur
Kurt ile davi kılan
Ağlayıp gözsüz kalan,
Yakup Peygamber yatur
Asasın ejder eden,
Bahre urup yol eden
Fir’avnı helak eden,
Musa Peygamber yatur
Bahre urup yol eden
Fir’avnı helak eden,
Musa Peygamber yatur
Ol Allahın habibi,
Dertlilerin tabibi
Enbiyalar serveri,
Resul Muhammed yatur
Dertlilerin tabibi
Enbiyalar serveri,
Resul Muhammed yatur
Hayber kal’asın yıkan,
Kafiri od’a yakan
Şahinler gibi bakan,
Ali gibi er yatur
Kafiri od’a yakan
Şahinler gibi bakan,
Ali gibi er yatur
Ata ana gülleri,
Kur’an okur dilleri
Fatm’ana oğulları;
Hasan,Hüseyin yatur
Kur’an okur dilleri
Fatm’ana oğulları;
Hasan,Hüseyin yatur
İğnesin suya atan,
Balıklara getirten
Tacın tahtın terkeden,
İbrahim Ethem yatur
Balıklara getirten
Tacın tahtın terkeden,
İbrahim Ethem yatur
Gündüzler saim olan,
Geceler kaim olan
Ariflerin sultanı,
Bayzit Bestami yatur
Geceler kaim olan
Ariflerin sultanı,
Bayzit Bestami yatur
Hakikat erleri,
Geçti dünyadan,her biri
Konyada; ol Mevlana
Geçti dünyadan,her biri
Konyada; ol Mevlana
Hüdevandigar yatur
Çoktur Hakkın has kulları,
Fikr eyle bunları
Saysam erenleri,
Görsen ne sultanlar yatur
Fikr eyle bunları
Saysam erenleri,
Görsen ne sultanlar yatur
Yunus sen de ölürsün,
Kara yere girersin
Kara yer altında,
Çok günahkar kullar yatur...
Kara yere girersin
Kara yer altında,
Çok günahkar kullar yatur...
Yunus EMRE
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder