Bağlum'dan Göynük'lü İbrahim DENLİ

"Ya Rabbi senin rızanı tahsil için bu sevgili kuluna ve evliyana hizmet ediyorum. Bu hizmetim esnasında ayağıma batan kumların, dikenlerin, taşların adedince ümmeti Muhammedi affet."

Iğsız ve Kıvrıkoğlu Paşaların konuşmaları

Iğsız ve Kıvrıkoğlu Paşaların konuşmaları


İstanbul I. Ordu Komutanlığı görev devir-teslim töreni konuşmalarında yine tuhaf şeyler oldu.
Benim temennim bu Ağustos görev devir-teslim konuşmalarında böyle tuhaflıkların yaşanmaması yönünde idi ve bu doğrultuda bir de yazı yazmış idim.
Sayın Başbakan da komutanları çağırıp, bu tuhaflıkların yaşanmaması için bir ricada da bulunabilir idi, bulundu mu, bulunmadı mı bilemiyorum ama geçen seneki tuhaflıklar yine yaşandı.
Umarım Genelkurmay Başkanlığı görev devir-teslim töreninde de aynı tuhaflıkları görmeyiz.
Dün (23 Ağustos) Selimiye Kışlası’nda Iğsız Paşa, Kıvrıkoğlu Paşa’ya I. Ordu Komutanlığı görevini devretti.
Bu tür törenlerde benim de, bir yurttaş olarak, komutanlardan duymak istediğim ifadeler var.
Iğsız Paşa bir süre I. Ordu Komutanlığı görevini yürüttü; benim, bir yurttaş olarak, Iğsız Paşa’dan duymak istediğim ifadeler, Paşa’nın görevi devraldığı gün ile 23 Ağustos 2010 tarihleri arasında I. Ordu’nun askeri etkinliğinde ne tür gelişmeler, transformasyonlar yaşandığı, dış güvenliğimize katkı açısından nereden nereye gelindiği,  aynı hizmeti iki sene önce şu kadar kaynakla yaparken, bugün daha az kaynakla yapar duruma geldiğimiz vs. dir.
Görevi devralan Kıvrıkoğlu Paşa’dan da duymak istediğim, muhtemel görev süresi boyunca I. Ordu Komutanlığı’nın askeri yapılanmasında ne gibi dönüşümler öngördüğü/öngörüldüğüdür.
Bu gelişim-dönüşüm sürecinde askeri sır niteliği taşımayacak projelerin yurttaşlarla, subay ve eratla paylaşılması emin olunuz dün yapılan anlamsız, tuhaf konuşmalardan çok daha doğrudur, bir askere çok daha yakışır.
Mesela, gerekli olduğu anda, İstanbul’da Edirne’ye on bin asker ve yine mesela iki yüz tank bugün kaç saatte intikal ettiriliyor, Kıvrıkoğlu Paşa muhtemel görev süresi sonunda bu intikal süresini kaç saate indirmeyi planlıyor, ciddi olalım, bunlar askeri sır değildir, bu konuların konuşulması bir orgenerale çok daha yakışan konuşmalardır.
OYSA, 23 Ağustos’ta Selimiye’de çok tuhaf şeyler konuşuldu.
Bir askerin bu tür devir-teslim konuşmalarında konuşması daha doğru olan konular hiç gündeme gelmedi.
Bakınız hangi konular konuşuldu.
Örneğin, göreve yeni başlayan Kıvrıkoğlu Paşa konuşmasının bir yerinde şöyle bir ifade kullandı: “....komutanlar değişse de, TSK’nın görev ve sorumluluklarında, devletin üniter, laik ve sosyal hukuk devleti olma niteliklerinin korunmasındaki kararlı duruşumda bir değişiklik olmayacağını özellikle vurgulamak istiyorum.”
Kıvrıkoğlu Paşa’nın bu cümlesinde ifade edilen değerler Anayasa’nın ikinci maddesinde belirtilen Cumhuriyet’in temel nitelikleridir ve bu niteliklerin korunması herkesin, başta TBMM olmak üzere görevidir.
Bu konuda askerin, şayet bu Cumhuriyet gerçekten burada ifade edilen niteliklere sahipse, yani demokratik bir hukuk devleti ise, özel, ayrıcalıklı bir görev olmaması lazım.
Daha da ileri gidelim, şayet askerin bu konuda özel bir görevi varsa, bu Cumhuriyet’in evrensel anlamda bir hukuk devleti ve demokrasi olması olanaksızdır.
Kıvrıkoğlu Paşa, kararlı duruşuyla, örneğin, Cumhuriyet’in sosyal hukuk devleti niteliğini koruma görevini üstlendiğini ifade ediyor.
Allah aşkına, ciddi olalım, I. Ordu Komutanı’nın, sosyal devletin korunması konusunda ne gibi bir işlevi olabilir ya da olmalıdır?
MSB’ye bağlı asker sadece dış güvenlikten konuştuğu gün Türkiye çağ

atlayacaktır.
Star Gazetesi, Eser KARAKAŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder